Procoder.Org
|
Kadirli Çiçek
|
Tatilyeri Rehberi
|
Hesabınız
|
Haber Öner
  
Özel Arama
MuhammeT
Reklam x Alanı
Ana Sayfa Bitki Koruma Desteklemeler Etkinliklerimiz Gıda Kontrol Haberler Hayvan Sağlığı Tarımsal Fuarlar
Free Image Hosting At site
28. Avrupa Holstein Konferansı Avrupa Holstein Konfederasyonu Genel Kurulu
Kategori: Genel, Hayvan SağlığıEklenme Tarihi: Kas 8th, 2009Ekleyen: MuhammeT

holstainÖZDİL; 

Birinci gün Avrupa’da durum nedir? Şeklinde bir soru yönelttik konuklarımıza… Ve Avrupa’nın yapısını tanımaya çalıştık.

 

Tabi, ülkemizle kıyaslanacak temel veriler nelerdir? Hangi aşamalardan geçmeliyiz bunları anlatmaya çalıştık.

  İkinci yayınımızda ise ülkemizin yapısını, temel sorunlarını tanımaya başladık ve ardından da Avrupa birliğine giriş sürecinde neler yapmamız gerektiğini, nasıl bir hayvancılık? Nasıl bir süt sığırcılığıyla? Avrupa birliğine uyum sağlayabiliriz bu konuları görüştük.

 

Bugün konferansın son günü ve genel kurulda gerçekleşti, dönem başkanı ilk gün ki yayınımızda vurguladığımız gibi, bu görevi devrettik. Bugün konuklarımızla hem konferansı değerlendireceğiz hem de genel kurulda yaşananları  aktaracağız!

 
Ve özellikle bu organizasyonun hem dünya, hem Avrupa, hem de ülkemiz açısından önemini vurgulayacağız.

 Burada temel amacımız hayvanlarımızı çeşitli yöntemlerle ıslah etmek ve ıslah konusunda dünyanın ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden örnekler vereceğimiz ve hangi aşamada olduğumuzu sorgulayacağımız bir program sunmak.  

 
ÖZDİL;

 
Önce geçmiş olsun diyorum! Temsili bir görev ama temsili olduğu kadar da önemli bir görev. Bu nedenle hem devretmenizden dolayı üzerinizden büyük bir yük kalktı ama önemli aşamalar da geçirdik sizin başkanlık döneminiz de!

 

Kısaca 28. Avrupa siyah alaca konferansında neler yaşandı ve ülkemizde yapılmasının önemi neydi?

 
Sedat GÜNGÖR;

 Türkiye olarak 1999 yılında Avrupa holstein konfederasyonuna alındık. Bu süre içinde geldiğimiz nokta Türk üreticiler olarak bir başarıdır ve böyle değerlendirilmelidir.

 
Bu konferansı iki aşamada değerlendirebiliriz;

 
İlk aşamada yapmış olduğumuz konferans, hoştayn yetiştiriciliğinin geleceği konulu bir konferans konumuz vardı bunun alt başlıklarında;

 
Siyah alaca yetiştiriciliğinde bölgesel yaklaşımlar,

 Siyah alaca yetiştiriciliğinin gelecekteki süt üreticiliğinde ki yeri,

 Süt sığırcılığında yeni teknolojiler, gibi panel konularımız vardı.

 
ÖZDİL; 
 
Katılımı nasıl buldunuz ve kaç ülkeden katılım oldu? Bu konferansın süt sığırı yetiştiriciliğinde ki temsil yeteneğini nasıl yorumluyorsunuz?

 
Sedat GÜNGÖR;

 
Şuan 30 üyemiz var ve bu ülkelerin 22 tanesi katıldı. Üye ülkeler haricinde de diğer ülkelerden konuklarımız vardı ve konferansı izlemeye gelmişlerdi! Bence katılım oldukça iyiydi.

 Gelemeyen ülkeler vardı ama genele baktığımızda oldukça iyi bir çalışma oldu. Bunun haricinde, birlik başkan ve üyeleri, yetişçilerimizden de katılım oldu, bence Türkiye’nin tanıtımı açısından olsun, yetiştiriciler açısından olsun oldukça faydalı bir konferanstı.

 
ÖZDİL;

 Avrupa Holsteın Konfederasyonu bildiğim kadarıyla 2 yılda bir düzenliyor bu konferansı ne amaçlarsınız temel olarak?

 
Avrupa Holsteın Konfederasyonu Dönem Başkanı;

 

Bu konferansta bütün temsilciler olarak birlikte oluyoruz ve özellikle bazı sorular gündeme geliyor! Bu sorular hakkında kararlar verilmesi gerekiyor, cevaplar bulmaya çalışıyoruz… Islah anlamında yerine getirilmesi gerekenler adına karalar verilmesi gerekiyor. Bu konuya nasıl yaklaşıldığının anlaşılması işte bu konu bizim için çok önemli!

 
Siyah alaca türü inekler dünya çapındaki inekler o nedenle de bu konuları bir araya gelerek tartışmak inek yetiştiricilerinin amaçlarını bir arada tespit etmek çok önemli.

 
ÖZDİL;

 
Konferansı nasıl değerlendiriyorsunuz amacına ulaştı mı?

 
Avrupa Holsteın Konfederasyonu Dönem Başkanı;

 
Evet tabi ki, çok başarılı bir toplantı! Ve Türkiye’nin çok güzel bir konferansa ev sahipliği yaptığını düşünüyorum. Güzel organize edilmiş bir konferanstı. Ayrıca Türkiye’den birçok çiftçi ile bir araya gelmek güzel oldu. Farklı ülkelerin çiftçilerini tanımak bizim için bir fırsat.

 
ÖZDİL;

 Organizasyonun başarılı olduğu söylendi ama sizin bu konudaki fikrinizi almak isterim… Daha evvelki konferanslara bakarak bu konferansa katılımı yeterli gördünüz mü? Bir de ülkemiz açısından önemli bir soru İstanbul’u nasıl buldunuz?

 
Dünya Holsteın Federasyonu Başkanı Egbert Feddersen

 
Genel olarak bakarsak gerçekten çok başarılı bir konferans geçirdik. Bu konferansta ele almamız gereken çeşitli konular vardı! Bir yandan onları bir yandan çiftliklere yönelik konuları tartıştık. Özellikle tartışma bölümünde Türkiye’deki çiftçi ve yetiştiriciler çok faydalı katkılarda bulundular. Bu çok hoşumuza gitti Türk yetiştiriciler her türlü teknolojik gelişime ilgi gösteriyorlar biz bu konferanslarda sadece ineğin kendisi üzerinde durmuyoruz! Bir yandan da teknik konulara değinmeye çalışıyoruz. Her ülkenin bir ölçüde süt üretimi yapması lazım ve asıl amaç bu aslında. Bu açıdan bakarsak bu konferans gerçekten başarıya ulaştı.

 
Hemen her konuda çok geniş bir tartışma imkanı bulduk ayrıca, İstanbul’u da çok güzel bir şekilde görme imkanı bulduk, önceden konferans odalarından ibarettir zannediyorduk. Ben bugün birazda çiftlikleri görmeyi dört gözle bekliyorum.

 
ÖZDİL;

 Katılımcılar ve konuklarımız hem konferans içi hem konferans dışı etkinliklere hayran kaldılar ve bunu her fırsatta dile getiriyorlar, kabiliyetimizde bu şekilde ortaya çıktı. Tabi çekincelerimiz muhakkak olacak çünkü çok büyük bir organizasyon burası! Ama korktuğumuz gibi olmadı birazda bu açıdan değerlendirirsek neler söylersiniz?

 
VTR BÖLÜMÜNDE DİĞER KATILIMCILARIN KONUŞMALARI:

 
Bu Toprağın Sesi Programı adına röportaj yapan :

 
Sayın müsteşarım 28. Avrupa holstein/ siyah alaca konferansının ülkemizde yapılmasının öneminden bahsedebilir misiniz?

 
Tarım Ve Köy İşleri Bakanlığı Müsteşarı: Vedat Mirmatmutoğlu

 Bu çok önemli bir olay ben 1995’te daire başkanıydım ve ilk birliği 1998’de merkez birliğini, 1999’da da buraya üye olduk. Artık dünya sadece kendi insanı için bu işi yapmıyor, ben hem kendi insanımı besleyeyim hem de dünya pazarından pay alayım diye düşünüyor! Bunu yapabilmek içinde dünya ile ilgili olmanız lazım.

 
Düşünebiliyor musunuz 1999 da üye olan ülkemiz 2yıl sonra başkanlığa seçildi bu organizasyonu çok önemsiyorum çünkü, bütün dünya Türkiye’de!

 
Bunun başka kazançları da var mesela yarın İstanbul’u görecekler ve birde turizm bakımından kazançları olacak… Ortak yatırım bakımında kazançlar olacak… Bütün bunlar ülkemiz için bu toplantının hayırlı bir toplantı olduğunu gösterir.

 
Türkiye çok başarılı bir 2 yıl geçirdi! Konfederasyon başkanlığı sürecinde. Bu başkanlığı ülkemizin yönetmesi bizi çok onurlandırdı… Ve bu konuklarımızı ülkemizde ağırlamak bizi çok mutlu etti. İki gündür onlarla beraberiz ve onları izledik yenilikleri gözden geçirmiş olduk.

 
ÖZDİL;

 
Hayvancılık alanında örgütlenme ve ıslah organizasyon modelleri açısından, en azından şimdiye kadar görüş alış verişinde bulunduğunuz Türk üreticilerle kendi ülkenizi yahut dünyayı kıyasladığınızda temel farklılıklar nelerdir?

 
Dünya Holsteın Federasyonu Başkanı Egbert Feddersen

 
Bu soruya cevap vermek ve karşılaştırmak çok zor Avrupa da gelişim çok hızlı oldu buradaki ıslah çalışmalarının da çok hızlı olduğunu söyleyemeyiz. Şuanda Avrupa konfederasyonunun üyesi Türkiye  ve bu büyük bir şans… Tabiî ki iklimsel farklılıklar ve başka etkenlerden dolayı ülkeler arası üretimde farklar oluşuyor Avrupa da, örneğin bir yetiştiricide 40 ila 60 civarında inek bulunurken burada 10 ila 20 arasında. Bu karşılaştırmayı o açıdan yapmak zor bizler sahip olduğumuz teknoloji ve konfederasyon sayesin yapmış olduğumuz çalışmalar sayesinde her yetiştiriciye faydalı olacağız.

 
ÖZDİL;

 Islah konusunda neler söylersiniz?

 
Avrupa Holsteın Konfederasyonu Dönem Başkanı;

  Benim için bu karşılaştırmayı yapmak çok zor ama belki İsveç ile bir karşılaştırma yaparsak;

 
Türkiye ile pek fazla bilgim yok fakat daha evvelde meslektaşımın söylediği gibi, bizim işletmelerimizde daha büyük çiftlikler söz konuşu ve işletmelerin, büyüklüğü, hayvan sayısı daha fazla olabiliyor. Fakat koşullar gereği İsveç ile olsun diğer ülkelerle olsun karşılaştırmak oldukça zor!

 

Fakat benim izlenimim şu ki;

 Türkiye diğer ülkeler kadar başarılı bir performans gösteriyor. Önemli yapısal parçalar var tabi en önemlisi  bu konuda isteklilik gösteren yetiştiricilerin olması!

 Gereken bütün ön koşullara sahipsiniz aslında. Avrupalı çiftlikler kadar başarılı olmak için bütün koşullara sahipsiniz.

 
ÖZDİL;

 
Hükümetlerin destekleme politikası içinde ıslahın payı nedir? Ve siz ıslah için hangi destekleri alıyorsunuz?

 
Dünya Holsteın Federasyonu Başkanı Egbert Feddersen

 
Bu konuda üreticinin her yerde olduğu gibi burada da devletin desteğine ihtiyacı var sistemi kurmak ve geliştirmek çok önemli! Özellikle yeni teşkilatlar için bu destek daha önem kazanıyor. Avrupa’da baktığımızda çok gelişmiş bazı yapılar olduğunu görüyoruz. Almanya, Hollanda, Fransa gibi ülkelerde, bugün ki sübvansiyon fazla değil çünkü bunlar yeterince gelişmiş seviyedeler.

 
Örneğin bazı ülkelerde bir soy kütüğü ile yetiştirici örgütü ve devlet arasında doğrudan bir bağ yokken bazı ülkelerde tek şemsiye altında olduğunu görebiliyoruz. Bu yetiştiriciler için çok önemli ve birlikte çalıştıkları teşkilat sadece yetiştiricilik yada soy kütüğü ve hayvanların kaydedilmesi ile değil, bir yandan da suni tohumlama gibi konularda da destek sağlamalı. O nedenle de tabiri caizse tam bir paket verilmesi daha uygun olur.

 
Avrupa’da ki teşkilatlar bu yöne doğru gidiyorlar örneğin Almanya’da farklı bir sistemimiz var!

 Çiftçiler için her ay birlikte olabilecekleri bir satış ortamı sağlanmakta! Açık arttırma usulü bir satış yapılıyor… Ve yeni gelişmeler hakkında fikir alışverişi yapıyorlar.

 
ÖZDİL;

 Kendi ülkenizde hükümetin verdiği destek konusunda bilgi verebilir misiniz?

 
Avrupa Holsteın Konfederasyonu Dönem Başkanı;

 
Bizde tabiî ki hükümet desteği var, farklı birliklere devlet tarafından yardımlar soruluyor ve kuralları aslında devlet koymuş oluyor!

 Böylece çiftçiler bu kurallara daha kolay bir şekilde uyuyorlar tabi destek derken sübvansiyon sistemi yok. Yani parasal destekten ziyade teknik desteğe ihtiyacımız var! İsveç holstein birliği 100 yıllık bir birlik! O açıdan çok gelişmiş bir sürecimiz olduğunu düşünüyorum. Çok fazla devleti bu sürece dahil etmek istemiyoruz! Birliğimizin çalışmalarına çok fazla müdahil olsunlar istemiyoruz. Yetiştiriciler bu işe kendileri sahip çıksınlar istiyoruz.

 
ÖZDİL;

 
Ülkelerin ıslah politikaları ve bu politikaların her bölgede farklı olduğunu söylemiştik acaba şimdiye kadar bu işler nasıl yürüdü?  Destek politikaları içinde ıslahın yeri nedir ve yeterli mi?

 Sedat GÜNGÖR;

 
Yetiştiricinin içinde bulunmadığı bir ıslah çalışması söz konusu olamaz! Türkiye başından beri bu çalışmaları yapmaya çalıştı fakat yetiştirici işin içinde olmadığı için başarılı olamadık 1995 yılından itibaren yetiştirici bu işin içine dahil olmaya başladı ve oldukça önemli mesafeler aldık ama yeterli değil.

 
Belli bir aşamaya kadar devlet desteğinin olması gerekiyor zaman zaman kısıtlamalar olsa bile federasyon ve konfederasyon ıslah çalışmasında 100’de 100’e yakın desteğin verilebileceğini söylüyorlar. Bunu ülkemizin de uygulaması gerektiğini düşünüyorum destekler var ama yeterli olmuyor. Bu çalışmaların sonraki adımı yetiştiricilerin örgütlerinden aldıkları hizmetleri geri ödemeye başlamaları bunun içinse güçlenmeleri gerekmektedir.

 

Bizimde uzun vadede hedefimiz üreticimizin kendi ayakları üzerinde durup devletten herhangi bir parasal beklenti olmadan sadece teknik yönde ve eğitim alanında destek beklemeleri. Kararları kendimizin alacağı özerk bir yapılanmaya girmek.

 
Başlarda dediğimiz gibi devlet desteği şart ama daha sonra üreticilerin güçlenmesi ve kendi yapılarını oluşturması gerekli! Biranda bu seviyeye gelemezsiniz 100 yıllık geçmişleri olan ülkeler var burada ama 1995yılından beri koymuş olduğumuz hedeflere de yaklaştığımızı düşünüyorum çünkü koyduğumuz hedefte  7.000 litre süt veren 1.40 cm büyüklüğünde olan diye. Şu anda ki süt ortalamamız 6.000 litredir, 7.000 litreye henüz ulaşamadık. Biz sadece süt verimi üzerine çalışıyoruz ayrıca sütün içeriği ile ilgilide çalışmamız lazım bununla ilgili olarak laboratuarlar kurulması gerekiyor. Sütün içerisindeki yağ ve proteinin ölçülmesi gerekiyor aslında bunu şimdiye kadar yapmamız gerekiyordu ama  biz projeleri hazırladık devletin bu konuda bize destek vermesi gerekli!

 
ÖZDİL;

 
Eğer sizler buradaysanız ve biz Türkiye olarak bu organizasyonun ev sahipliğini yapıyorsak, bu konuda oluşan politikaları da şekillendiriyoruz. Önemli olan nokta burada şekillenen konuları siz ülkenize döndüğünüzde oradaki üretici, örgüt ve hatta karar alıcılara aktarılmasını nasıl başarabiliyorsunuz?

 
Dünya Holsteın Federasyonu Başkanı Egbert Feddersen

 
Tabi, bu soruya çiftçilerle de nasıl başarıyorsunuz açısından da bakılmalı! Çünkü bu toplantılarda yapılan çalışmalar önemli ve çiftçilerinde kendi teşkilatlarında yürütülen çalışmalarda rol almaları çok önemli maliyetlerinde farkında olmaları açısından bu çok gerekli.

 
O nedenle bu tür toplantılarda çok bilgilendirici konularda tartışılmakta! Örneğin teknolojiler tartışılmakta işte bunları doğru bir şekilde kendi evlerimize kendi ülkelerimize götürebiliriz… Bazı şeylerin ciddi boyutta ilerlediğini görüyorsunuz Türkiye’de ama mesela genetik ve ıslah konusunda bazı şeylerin yeni başladığını da görüyorsunuz! Türkiye kısa bir geçmişe rağmen bu teknolojiyi kendisine adapte etmek mecburiyetinde  çünkü dünyada bu fiilen kullanılıyor.

 
ÖZDİL; 
 
Burada alınan karaların ve teknolojilerin ülkelerinizde üreticilere benimsetilmesi konusunda zorluklar yaşıyor musunuz? Mesela biz bazen kendi kendimize bazen acımasızca eleştiriler yapmaktayız.

 
Avrupa’nın geneli için konuşacak olursak yeniliğe açık bir toplumudur bu konuda? Ya da siz yeniliklerin uygulanması konusunda üreticilerinizi ikna edebiliyor musunuz?

 
Avrupa Holsteın Konfederasyonu Dönem Başkanı;

 
Hepsi olmasa bile bir yerden başlattığınızda gelişen bir süreç olarak karşınıza çıkıyor. Yani çiftçilere bu yeni teknolojiyi açıklıyoruz nasıl işliyor neler getirir bunları anlatıyoruz. Ama bunlar birden bire olmuyor tabi süre çok önemli!

 
Tabi İsveç’te ki çiftçilere baktığımızda biraz daha tutucu oldukları için yeni tekniklere alışmaları zaman alabiliyor! Ama işe yaradığını gördüklerinde çabuk adapte oluyorlar. Tabi bunun pahalı bir süreç olacağını da düşünmeniz lazım maliyet bence önemli, daha sonra onlara para kazandıracak ama maliyet büyük bir unsur.

 
ÖZDİL;

 
Tam yeni bir teknolojiye ayak uydururken alışmaya çalışırken hemen yeni bir teknoloji çıkıyor bu hıza ulaşmak ülkemiz açısından zor mu?

 
Sedat GÜNGÖR;

 Ülkemiz açısından zor çünkü, mesela eşleştirme çalışmaları ülkemizde uygulanmakta ve başarılı bir şekilde bazı birliklerimiz uyguluyorlar. Konferansta tartıştığımız konuların içinde spermalar vardı ve bu belli bir teknoloji istiyordu. Bizim için önemli olan bu teknolojilerin ne şekilde kullanılacağı ve varılmak istenen hedef! Bu konferanslarda bunu öğreniyor ve kendi ülke üreticilerinizi yetiştiriyor bilgilendiriyorsunuz bu sizin göreviniz.

 
1 milyonun üzerinde inek sayısı ve 6milyonun  üzerinde toplam hayvan ülkemizde kayıt altında! Nedir bu yaptığımız çalışma? 3-4 yıl gibi kısa süre içerisinde 8 bin üyeden 80 bin üyeye çıkıyor ve on kat büyüyorsunuz! Hayvan sayısını 200 binden 1miyon 200 bine çıkarıyorsunuz! Ve yine orada da 10 kata yakın büyümeniz var biz bu aşamayı tamamladık yani işletme nerde işletme sahipleri nerde hayvanlar nerde bunlar ne kadar süt veriyor bunlar hep kayıt altında. Bundan sonra yapacağımız şey;

 
Merkez birliği olarak il birliği olarak ıslah çalışmalarını ne şekilde yönlendirebiliriz? Geçmiş dönemlerde yaptığımız çalışmalarda başarılı olduk ama artık bundan sonra ıslah hedefine odaklanmamız gerekiyor!

  
ÖZDİL;

 
Biz üreticilerimize 18 yıldır seslenen bir programız ve günden beri açık besiyi öneriyoruz! Ülkemizdeki ahır yapılarının genel yapılarına baktığımızda son derece havasız kapalı ve sağlıksız ortamlar olduğunu görüyoruz! Ama son yıllarda büyük gelişmeler var açık besi yönünde özellikle doğal yemlerle hayvanların yemlenmesini salık veriyoruz. Buna üreticiler adapte olmaya başladılar ama bu mesajları sizden de almak istiyoruz ve özellikle Avrupa da bakım ve beslenme konusunda ki temel yapıları öğrenmek Türk üreticisi içinde çok faydalı olur.

  
Avrupa Holsteın Konfederasyonu Dönem Başkanı;

 
İsveç’e bakacak olursak;

 Yetiştiricilerin bu konuda çok duyarlı olduklarını görüyoruz özellikle ineklerin uzun ömürlü olduklarını görüyoruz! Çiftçiler uzun ömürlü hayvanlar istiyorlarsa doğru bakım kurallarını uygulamak zorundalar! Bu hayvanlardan her iklim altında verim almaya çalışıyorsanız doğru teknolojiyi doğru kullanmalısınız. Bu alanda her şey çok büyük hızla gelişiyor tabi ki pahalı bir süreç, çiftçi sürekli olarak  buna yatırım yapmak zorunda ellerinde bir para olmalı ki sağlıklı hayvanlara sahip olabilsinler.

 
ÖZDİL;

 Konuklarımızın verdiği mesajlar çok önemliydi dediler ki, iyi genetik tamam ama bakmaz ve beslemezseniz o hayvandan hiçbir verim alamazsınız!

 
Sedat GÜNGÖR;

 Bakım ve besleme elbette çok önemli çünkü,  genetiğin iyi olması yeterli olmuyor! Bizlere verilen görevleri layığı ile yaparsak biz Türk hayvancılığını kurtarırız! Bu sadece bizim görevimiz değil, bizim asli amacımız ıslah çalışması yapmak, suni tohumlama yapmakta zorluk çekiyoruz Almanya da bu teknisyenler tarafından yapılıyor… Ama ülkemizde baktığımızda bu sanki çok büyük bir operasyonmuş gibi bakılıyor.

  ÖZDİL;

 Programımızın başında söylemiştik konferansın ana konusu Avrupa da holstein yetiştiriciliğinin geleceği… Bu konuda neler olacak önümüzdeki dönemde?

 

 

 Dünya Holsteın Federasyonu Başkanı Egbert Feddersen;

 
Hiç şüphe yok ki, önümüzdeki dönemde daha hızlı devam edecek bir süreç… Özellikle inek yetiştiriciliği ana ırkın holstein olduğu için önümüze çok önemli bir konu olarak gelmeye devam edecek diğer teknolojilerde olduğu gibi burada da teknoloji hızlı bir şekilde gelişiyor. Ve ileri durumda olan örgütler açısından takip edilmesi bile zor.

 Konferansla ilgili şunları söyleyerek bitireyim;

 
Öncelikle bu çok iyi organizasyon için organizatörlere teşekkür ediyor ve tebrik ediyorum 25 yıldır pek çok konferansa dünya çapında katıldım   diyebilirim ki buradaki kusursuzdu. Sosyalleşmeyi çok iyi sağlayan bir konferanstı birbirimiz hakkında bilgi edindik kimin nerede nasıl çalıştığını bilmemiz çok önemli.

Yorum Yap

Guvenlik Kodunu Giriniz:

Genel, Hayvan Sağlığı Kategorisindeki Diger Haberler

Son Yazılar

Ençok Okunanlar

Son Yorumlar

Etiketler

Takvim

Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Arşivler

Bağlantılar

Editorun sectikleri